EnglishTürkçe Ana Sayfa  

Yaralar Hakkında


Kronik Yara Nedir?

Kronik yara, geç ya da güç iyileşen ya da iyileşmeyen tüm yaralara verilen isimdir. Bir yara tedaviye rağmen 4-6 hafta içinde iyileşmiyorsa bu ismi alır. Altta yatan hastalıklar; Diyabet, damar tıkanıklığı, yatak bası yaralarıdır. Eşlik eden faktörler ise obezite, sigara kullanımı, genel durum bozukluğu, ileri yaş, kanser, kullanılan bazı ilaçlardır. Ayrıca uygun olmayan ayakkabı ve ayak şekil bozukluğu artırıcı nedenlerdir.

Diyabet Hastalarında Kronik Yara Nasıl Oluşur?

Dokunun yeterince beslenememesine bağlı olarak iyileşmeyen bölgeye ayrıca enfeksiyon yerleşmesi sonucu tedavisi daha da güçleşir.

Diyabet hastalarında bacak sinirlerinin bozulması (nöropati), damarların tıkanması, savunma sisteminin zayıflaması sonucu yaraların iyileşme sorunu artar.

Diyabetik hastalarda küçük bir kızarıklık ile başlayan yara dahi çok önemlidir. Dikkatli bir takip ve tedavi gerektirir. Bu durumdaki hastaların çoğunda ayakta kronik yaralar oluşur. Kronik yara oluşan hastalarda yeterli tedavi yapılmazsa ampütasyona kadar ulaşan kötü sonuçlar görülür.

Diyabetik Ayak

Diyabetik Ayak Evreleri
1. Aşama: Yüzeyel Ülser ¦ 2. Aşama: Derin Ülser ¦ 3 Aşama: Apse ve Kemik İltihabı ¦ 4. Aşama: Sınırlı Kangren ¦ 5 Aşama: Tüm Ayak Kangreni

Diyabet vücutta insülin eksikliği ve dokularda insüline karşı dirençle ortaya çıkan metabolik bir hastalıktır. Hastalık pek çok soruna neden olsa da, en bilinen yönü yüksek kan şekeri seviyesidir. Yüksek kan şekeri, damar duvarlarında ve sinirlerde sorunlara neden olur. Ayrıca vücudun bağışıklık sistemi de farklı derecelerde etkilenir.

Tüm bu sorunlar bir araya geldiğinde ayakta his kaybı, kan dolaşımı sorunu, enfeksiyonlara karşı direnç düşüklüğü ortaya çıkar. Bu durum "diyabetik ayak" olarak isimlendirilmektedir. Bu koşullarda herhangi bir nedenden oluşan yaralar çok geç iyileşecektir. Dikkat edilmesi gereken nokta, diyabetin bizzat kendisinin yara oluşumuna neden olmadığıdır. Yani iyi bakım ve dikkat ile diyabet hastalarının ayakları sağlıklı kalabilir. Ancak bir kez yara oluşursa, en kısa zamanda konunun uzmanına başvurulması gereklidir.

Bası Yarası ve Nedeneleri
Bası Yaraları Etiyolojisi

Bası & Yatak Yaraları

Daha çok "yatak yarası" olarak bilinen bu hastalık, vücudun fazla basınca maruz kalan kısımlarında yara oluşması ile tanımlanır.

Sıklıkla yatağa bağımlı hastalarda oluşsa da uzun süreli basınç olan her bölgede, örneğin tekerlekli sandalyeye bağlı kişilerde oturma kemikleri üzerinde, bu yaralar gelişebilir.


Yanık Çeşitleri

Birinci derece yanıklar (epidermal yanık) yüzeyseldir. Derinin epidermis denilen en üst tabakasını etkilerler. Ödem oluşabilir ve genellikle deride bül dediğimiz su toplanması söz konusu olmaz. Yara kırmızı, kuru ve acı vericidir. Kısa sürede iz bırakmadan iyileşir. Güneş yanıkları bu sınıfa girer.

İkinci derece yanıklar, derinin derin tabakası olan dermisin bir kısmını da etkiler. Daha çok sıcak suyla haşlanma, alevle veya sıcak cisimle temasla oluşan yanıklardır. Doku hasarı 1. derece yanıklardan fazladır, çok ağrılı, iltihaplanmaya açık yanıklardır. Pansumanlarla 2-3 haftada iyileşir. Kimi zaman cerrahi tedavi yöntemlerine başvurulabilir.

Üçüncü derece yanıklar, derinin tamamını (tüm katmanlarını) etkileyen yanıklardır. Deride ağrı duyusu kaybolmuş yanık bölgenin rengi pembe-kırmızıdan kahverengi ve beyazımsı, sarımsı renge dönmüştür. Kendiliğinden iyileşmezler. Cerrahi müdahale ve iyi bakım gerektiren yaralanmalardır. Enfeksiyon, ödem ihtimali çok yüksektir. İyileşmesi çok uzun sürer ve iz kalır.

Yanık Tedavisi Nasıl Olmalıdır?

1. derece yanıklarda derinin en üst tabakasında hasar vardır. Güneş yanıkları bu tarz yanıktır. Derinin soğutulması, topikal anestezik ilaçlar nemlendirici ve yağlı kremler tedavide kullanılabilir. Yanık bölgesindeki deri 1-2 hafta içinde yüzeyel olarak dökülür.

2. derece yanıklarda deri üst tabakası tamamen yanmıştır. İyileşme deri alt tabakasındaki yağ bezleri, ter bezleri ve kıl köklerinden hücrelerin çoğalmasıyla oluşur. İyileşmeyi sağlayan deri eklerindeki kayıp miktarına göre 2. derece yanıklar yüzeyel ve derin olarak iki alt sınıfa ayrılır. Yüzeyel 2. derece yanıkta iz kalmaz ancak derin 2. derece yanık iz bırakarak iyileşir. Yanık bölgesindeki su dolu kabarcıklar korunmaya çalışılmalıdır. Uygun pansumanlar ile takip edilir. İyileşme süresi yüzeyel yanıklarda 1 hafta ile 10 gün arasındadır. Derin 2. derece yanıklarda ise iyileşme 2-3 hafta arasındadır.

3. derece yanıklarda deriyi yenileyecek deri ekleri kalmamıştır. İyileşme yanık kenarlarından gelişen deri ile oluşur ve rahatsız edecek yara izi gelişir. Kötü yara iyileşmesini önlemek için yanık bölgesine deri nakli yapılabilir. Küçük alanlar pansumanlarla iz bırakarak iyileşirken büyük alanların iyileşmesi çok zaman alır ve bu süre içinde enfeksiyon gelişirse hayati tehlike oluşabilir. Eklem ve boyun bölgesindeki yanılar eklem ve boyun hareketlerinin kısıtlanmasına neden olabilir. Deri nakli iyileşmeyi hızlandırır ve fonksiyon kaybı gelişmesini önler. Deri nakli yapılan alanlarda iz daha az gelişir.

2. derece ve 3. derece yanıkların tedavisi yanık uzmanı tarafından yapılmalıdır ve kapalı pansumanlar ile takip edilmelidir.

İyileşmeyen Yaraların Tedavisi

En iyi tedavi bu yaraların oluşmasını engellemektir. Gerekli özen gösterildiği takdirde çok büyük oranla yaralardan kaçınmak mümkündür. Bir kez yara ortaya çıktığında ise tedavisi çok zorlu ve uzun bir süreç gerektirir.

Kronik yaraların önlemden sonra gelen ikinci temel kuralı altta yatan nedenlerin tedavisidir. Yani kan şekeri düzenlemeden diyabetik ayak tedavisi ya da basınç dağılımını kontrol etmeden bası yarası tedavisi mümkün değildir.

Üçüncü kural davranış tedavisidir. Dolaşım bozukluğuna sahip bir insanın sigara içmeye devam etmesi ya da diyabetli bir hastanın ayaklarına ve ayakkabılarına dikkat etmemesi durumunda bu yaraları iyileştirmek mümkün olamamaktadır.

Yaranın bakımı ancak tüm bunlardan sonra anlam taşır. Günümüzde yüksek teknoloji ürünü pansuman malzemeleri ile mükemmel sonuçlar almak mümkün olmaktadır. Ancak bunun içi hasta ve doktorun yeterli sabır ve özeni göstermesi gerekmektedir.

Son olarak cerrahi gelir. Zaman zaman yaraların ölü dokulardan ve akıntılardan temizlenmesi gerekebilir. Buna "debridman" adı verilir. Özellikle bası yaralarında cerrahi yöntemlerle ile yaraların kapatılması sıkça uygulanan bir yöntemdir. Deri yamaları da sıklıkla uygulanan bir durumdur.

Bunun yanında kök hücre uygulamaları yara tedavisinde de kullanılmakta ve başarılı sonuçlar elde edilmektedir.

Yara İyileşmesi

Yara İyileşmesi
Yara İyileşmesi

Bir yaralanma olduğunda açık bir yara meydana gelmişse hemen harekete geçmek önemlidir. Yaraların iyileşme süresi, hızı ve oranı bir dizi faktöre bağlıdır. Yaraların büyüklüğü ve türü en önemli faktörlerdir. Ancak hastanın fiziksel durumu, yaranın temizliği ve tedavisi de yaraların iyileşme oranında önemli bir rol oynar. Müdahale edilmeyen ve bakımı sağlanmayan yaralar istenmeyen kalıcı izler oluşmasına ve enfeksiyonlara karşı daha hassas durumdadır. Doğru ilaçlar ile tedavinin yapılması sayesinde yaralarınızı hızlı bir şekilde iyileştirmeniz mümkündür.

Klasik VAC Yara Tedavisi Nedir?

Ameliyat sonrası iyileşmeyen yaralarda ve yatağa bağımlı hastalarda oluşan bası yaralarında uygulanan negatif basınç tedavisi temel olarak yaradaki sıvının emilmesi prensibine dayanır. Yara üzerine yapışkan, şeffaf bir film yerleştirilir ve cihazla yarayı birleştirecek olan özel yapıdaki sünger bu filmle birleştirilir, yaradaki sıvı cihaza çekilir. Bu sayede dokudaki ödem çözülür, dokuda üreyen bakteri sayısı azaltılır. Enfeksiyona karşı önlem alınarak enfeksiyonun oluşma riski azaltılır.

Bu vakum etkisi sayesinde yara dokusu uyarılır ve yara iyileşmesi hızlanır. Kan akışı hızlanır ve yara bölgesi daha iyi beslenir. Bu da uyarılan yara dokusunun iyileşmesinde önemlidir. Çünkü beslenmeyen, yeterince oksijen alamayan doku iyileşemez. Negatif basınç tedavisinin bir başka faydası ise yaranın temiz kalmasını sağlamasıdır.

Tedavinin uygulanması, tedaviye uygun olarak üretilmiş bir cihaz aracılığıyla sağlanır. Bu cihaz; özel bir sünger, silikon tüp ve hazneden oluşur. Sünger, uygulanılacak yaranın boyutuna göre istenilen şekle ve boyuta getirilir ve silikon tüp, emilen sıvının rezervuara aktarılmasını sağlar.

Emme işlemini bir kompresör yapar. Cihaz üzerindeki ekrandan uygulanacak basınç ayarlanır. Tedavide önemli noktalardan biri ise işleme en fazla iki saat ara verilmesi gerektiğidir. İki saatten fazla süren aralarda yara dokusu geç iyileşir, tedavi olumsuz etkilenir, verimi azalır.

TopiVac Nedir?

Vac Yara Tedavi Yöntemi
Vac Yara Tedavi Şeması

Yanık hasta yaraları ve her türlü açık yaraların tedavisinde kullanılmak üzere hem vakum yapıp yara üzerinde SUB atmosferik basınç sağlamaya ve kapama setine negatif basınç oluşturmaya hem de yaranın hızlı iyileşmesi için gerekli oksijen, ozon ve nem oluşturmaya, yara yıkamaya yarayan bir cihaz ve setten oluşmaktadır. Yanık hasta yaraları ve her türlü açık yaraların tedavisinde kullanılır.

TopiVac yara odağına verdiği Oksijeni özel yara kapama pedleri sayesinde doğrudan hücreye difüze ettirerek hücresel boyutta iyileşme sürecini hızlandırır, bakterilerin üremesini engeller ve yara bölgesindeki lökosit aktivasyonu güçlendirmesine yardımcı olur.

Ozon gazı sayesinde enfeksiyonu yok eder. Organik fonksiyonların yeniden canlanmasını ve hücresel boyutta bağışıklık sisteminin devreye girmesini sağlar.

Elektrostimilasyon sayesinde cilt, cilt altı dokuların ve derin kas gruplarının yüksek frekanslı elektriksel uyarılarla aktive edilmesi esasına dayanır. Topivac yapabildiği elektrostimülasyon tedavi işlemi ile yaradaki ve kas dokusundaki iyileşme sürecini çok ciddi oranda hızlandırır ve ağrıyı azaltır.

Özel dizayn edilmiş yara kapama pedleri sayesinde negatif basınç altında verdiği oksijen ve ozonu dokuya zarar vermeden yaraya ulaştırarak iyileşme sürecini başlatır.

Tüm bu özellikleri ile TopiVac yanık dokusunun ve yaranın hızlı ve uygun koşullarda, enfeksiyon riskinden uzak iyileşmesini sağlayan ileri teknoloji bir tedavi sistemidir.

Herhangi bir yara için mutlaka uzman hekime başvurunuz.